Kayıtlar

Osmanlı'nın İlk Kalesi:Bursa

Resim
  -Bursa turumuza 1326 Panorama Müzesi (Fetih Müzesi) ile başladık. İçeri girer girmez içimizi bir huzur kapladı. Adeta 700 yıl öncesine -Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemlerine- ışınlandık. Bursa'nın fethi sırasında yaşananlar gerçekçi ve canlı bir şekilde gözümüzün önüne geldi. Bir tarafta doğuş aşamasındaki bir medeniyet yani ilk Osmanlılar, diğer tarafta son günlerini yaşayan ve topraklarımızı terk eden Doğu Roma yani Bizans... -Ardından buram buram Osmanlı kokan, bahçesinde Zeki Müren'in mezarı da yer alan, peygamber soyundan gelen Emir Sultan Türbesini; Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ettik. -Turumuzun beni en çok etkileyen bölümü Yeşil Camii ziyaretiydi, şaşkınlıkla ve büyülenmiş bir şekilde dinledim hikâyesini... Fetret Devri'nden çıkan Osmanlı Devleti, başında ise Çelebi Mehmet;  bu camiiyi İvaz Paşa'ya yaptırır. Fakat bu camii sadece ibadet etmek amacıyla yaptırılmaz; hem devlet işlerini görüşmek hem de yabancı misafirleri ağırlamak maksadı...

Doğu Karadeniz'de Neler Yapılır?

Resim
  Doğu Karadeniz'e giderseniz, bunları yapmadan geri dönmeyin! 1. Fırtına Dere'sinde adrenalin dolu bir  rafting macerası yaşamadan, 2. Bir çay bahçesini ardından da bir çay fabrikasını gezip çay nasıl üretilir öğrenmeden ve taze çayın kokusunu içinize çekmeden, 3. Tulum ağırlıklı, içinize işleyen, Karadeniz müziklerini dinleyip horon nasıl tepilir öğrenmeden, 4. Ordu'da teleferiğe binip güneşin batışını ve şehrin manzarasını kuş bakışı izlemeden, 5. Sisli, yemyeşil bir yaylaya çıkıp buz gibi akan dereye ayağınızı sokmadan, 6. Upuzun kuyruklardan geçerek ulaşılan, eski ve yeni mimarinin iç içe yer aldığı Batum'un Miheil Saakaşvili'li tarihini dinlemeden, 7. Çeşit çeşit pidelerin, fındıklı baklavanın ve muhlamanın tadına bakmadan,  8. Bir Karadenizliden, Karadeniz ağzıyla birkaç Karadeniz fıkrası dinlemeden; geri dönmeyin.

BEYPAZARI-YAŞAYAN MÜZE

Resim
  Beypazarı gezimizde Yaşayan Müze'yi de ziyaret ettik. Burası eski bir konaktan müzeye dönüştürülmüş. Müzenin hemen girişinde  dönen bir dolap bulunuyor. Bu dolabın ilginç işlevleri varmış. Osmanlı döneminde ihtiyaç sahibi insanlar bu dolabı üç kere tıklatıp tabaklarını dolabın içine bırakıp çevirirlermiş. Konağın sahipleri de, o gün evde ne yemek piştiyse tabaklara bu yemeklerden doldurup tekrar dolaba üç kere tıklatırlarmış. İhtiyaç sahibi kişi bu yemeği eve götürür ev ahalisi de bu yemekle doyarmış. Bu şekilde, veren el alan eli görmezmiş.  Ayrıca evin genç hanımları gönül verdikleri delikanlılarla bu dolap sayesinde mektuplaşırlarmış. Evliliğe ilk adımlarını bu şekilde atarlarmış. Evin büyükleri de bu mektuplaşmalara ses çıkarmazmış. Yalnız bu mektuplaşmalar örf ve adetleri aykırı bir hâl alırsa, duruma el koyup biz senin ne dolaplar çevirdiğini biliriz, derlermiş. Dolap çevirmek, deyiminin buradan geldiği düşünülüyor. Beypazarı'na yolunuz düşerse Yaşayan Müze'ye uğ...

MARDİN

Resim
  Gecesi gerdanlık gündüzü seyranlık şeklinde tanımlanan Mardin'i anlat anlat bitiremeyiz belki ama ben üç maddede elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. -Mardin'e vardığımızda dikkatimi çeken ilk şey evlerin çatılarında küre biçimindeki beyaz su depoları oldu. Neredeyse her evin üstünde olan bu büyük toplar kuraklık yaşanan bölgede her an yaşanabilecek su sıkıntıları için bir önlemmiş. Çatı deyince aklımıza hemen kiremitten eğimli yapılar gelmesin. Çünkü tüm çatılar kiremitsiz ve dümdüz bir biçimde yapılmış. Yaz sıcağında evde uyumak yerine bu damlarda uyuyormuş insanlar zira.  -Turumuzda bir Müslüman bir Hristiyan mabedi gezmek amacıyla ilk olarak  Deyrulzafaran Manastırı'na vardık. Süryanilerin önemli ibadet noktalarından biri olan bu manastırda hala aktif olarak ibadet ediliyormuş. Bu yüzden bazı bölümleri ziyarete açık değildi. Gezdiğimiz kısımlarda ise rehberlerin organizasyonu çok profesyoneldi. Tüm ziyaretçileri hızlıca gruplandırıp gezdiriyorlardı ve her nok...