Osmanlı'nın İlk Kalesi:Bursa

 -Bursa turumuza 1326 Panorama Müzesi (Fetih Müzesi) ile başladık. İçeri girer girmez içimizi bir huzur kapladı. Adeta 700 yıl öncesine -Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemlerine- ışınlandık. Bursa'nın fethi sırasında yaşananlar gerçekçi ve canlı bir şekilde gözümüzün önüne geldi. Bir tarafta doğuş aşamasındaki bir medeniyet yani ilk Osmanlılar, diğer tarafta son günlerini yaşayan ve topraklarımızı terk eden Doğu Roma yani Bizans...



-Ardından buram buram Osmanlı kokan, bahçesinde Zeki Müren'in mezarı da yer alan, peygamber soyundan gelen Emir Sultan Türbesini; Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ettik.

-Turumuzun beni en çok etkileyen bölümü Yeşil Camii ziyaretiydi, şaşkınlıkla ve büyülenmiş bir şekilde dinledim hikâyesini... Fetret Devri'nden çıkan Osmanlı Devleti, başında ise Çelebi Mehmet; bu camiiyi İvaz Paşa'ya yaptırır. Fakat bu camii sadece ibadet etmek amacıyla yaptırılmaz; hem devlet işlerini görüşmek hem de yabancı misafirleri ağırlamak maksadıyla da kullanılır. Camiinin diğer camiilerden farklı iki özelliği vardır. Devlet işleri burada konuşulduğu için kimsenin konuşulanları duymaması gerekmektedir. Bu sebeple camiinin tam ortasında bir şadırvan yer alır. Su sesi diğer sesleri dağıtır. Ayrıca camiinin yabancı elçilerin konakladığı odasının duvarında bir beddua yer alır. Bu bedduayı Osmanlı'nın yıkılmasından korkan İvaz Paşa'nın yabancı elçilere gözdağı vermek amacıyla yazdığı düşünülmektedir. Beddua şu şekildedir: 
"Bu imarethane sonsuza kadar ayakta kalsın,
Sahibi düşmanların üzerine muzaffer olsun,
Her kim ki bu devletin devamını istemezse,
İki cihanda da Allah onu kahretsin." 
Camiinin ilginç olan başka bir yönü ise Çelebi Mehmet'in ölümünü duyan mermer ustasının çok üzülmesi, bu sebeple de pencere süsleme işini yarım bırakıp gitmesidir. Yeşil Camiiden ayrılıp adeta bir hat sanatları müzesini andıran, İslam dünyasının en önemli 5. makamı olan, minberinde Güneş Sistemi'ni ve Galaksi Sistemi'ni barındıran Ulu Camiine geçtik.





-Yıldırım Bayezit Niğbolu Savaşı'ndan zaferle dönerse yirmi adet camii yaptıracağını söyler. Savaştan muzaffer olarak döner ve camiileri yaptırma hazırlıklarına başlar. Emir Sultan'ın ihtarıyla savaştan yirmi camii yaptıracak kadar ganimet kazanamadığını fark eder. Yine Emir Sultan'ın önerisiyle yirmi camii büyüklüğünde, yirmi kubbesi olan Ulu Camiini yaptırır. Yavuz Sultan Selim döneminde Kabe örtüsüne kavuşan camiinin mihrabı yapılırken 6666 parça ahşabın iç içe geçmesiyle kündekâri tekniği uygulanmıştır.

-Bursa'ya kadar gitmişken buram buram tarih kokan Kozahan'a uğrayıp kahve içmeden, kestane şekeri almadan, İskender kebabı yemeden, Bedesten'den alışveriş yapmadan da dönmedik tabii... Bursa tekrar tekrar gitmek istediğim şehirlerin başına adını yazdırdı bile🙂

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MARDİN

BEYPAZARI-YAŞAYAN MÜZE